ACEMİ AVCI
Avcılar aralarına yeni katılan acemi avcıyı sınamak isterler ve
ellerinde bulunan; av kuşları ile ilgili kitabı çıkartıp bir sayfa
açarlar.Bu sayfada bulunan kuşun gövdesini kapatıp bacaklarını acemi
avcıya gösterirler, cevap alamayınca diğer resme geçerler...Ondan da
cevap alamazlar ve birkaç resimden sonra alaylı biçimde
-"Senin iyi bir avcı olman için daha çok çalışman lazım" deyince,acemi
olan avcı mahçup ve üzgün olarak aralarından ayrılırken, diğer
arkadaşlardan biri
-"Arkadaşım senin adın neydi?" deyince acemi avcı pantolonunu indirip
bacaklarını gösterir..
--»
Yasli nine
Teksasta haydutluk egitimi gören bir ögrenciyi azili haydutlarin
yanina staja verirler. Ilk ders olarak bir posta arabasi soyulacaktir.
Araba durdurulur; Sef haydut:
- "Herkesi indirin arabadan" der.
Bu sirada stajer arabada yasli bir ninenin oturmakta oldugunu farkeder
ve
- "Nine otursun bari" der.
Haydutlar hep bir agizdan
- "Sen karisma, sef ne derse o olur" derler.
Bu sefer sef;
- "Bütün paralarini alin" der.
Stajer yine atlar:
- "Yasli nineninkileri de mi?" diye sorar.
Haydutlar yine hep bir agizdan
- "Sen sus, sef ne derse o olur" derler.
Bütün paralar alinmistir. Sef atina biner adamlarina döner ve
- "Bütün kadinlara tecavüz edin" der.
Tam stajer konusacakken nine atilir:
- "Sen sus, sef ne derse o olur
--»
Dis doktoru
Dis hekiminin odasina giren genç ve güzel kadin:
-Ah doktorcugum, bu disi çektirmektense çocuk dogurmayi tercih ederim.
Doktor gayet sakin bir ifadeyle:
- Kararinizi çabuk verin koltugun ayarini ona göre yapacagim.
--»
Zamane Çocuklari
Küçük afacan elinde bir kutu sekerle parka gitmis, bir banka oturmus,
etrafa bakinirken sekerleri ardarda agzina atiyomus.. yanindaki bankta
oturan yasli adam çocuga bakmis bakmis ve...
"evladim.."demis.. "seker güzeldir ama çok yemek zararlidir... hem
dislerin çürür, hem yüzünde sivilce çikar, hem de sismanlarsin..."
Çocuk bunun üzerine adama dönmüs:
"Benim dedem 107 yasina kadar yasadi..."
Adam "Yaa.." demis... "Yani deden de mi çok seker yerdi?"
" Hayir, herseye burnunu sokmazdi.!
Temel'in Arabası
Temel Dursun'a arabasının öyküsünü anlatıyordu: 'Bir gün otostop
yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu
ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu
bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarini ıslattı
ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim.
Dursun : İyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi.
--»
100 Hamsi
Dursun Temel'e sormus : Uşagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?
Temel : 100 tane yerim valla... Dursun : Hadi oradan yesen yesen 1
tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin... Bu espri Temel
in acaip hoşuna gitmis.Yolda Cemal i görmüs ve hemen sormus: Usagum
oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun? Cemal : 50 tane yerim ben...
Temel : Tüh be usagim 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum...
--»
Evde Kimse Olmayacak
Temel Fadime'ye demiş ki; "Fadime, bu aksam bize gel. Evde kimse
olmayacak." Fadime aksam gelmiş, kapıyı çalmış çalmış kimse açmamış...
--»
Tavşan
Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almiş.
Fadime,
- Ha pu netur, soyulmus tavşanı nasıl avlaysun?
- Sex yaparçen yakaladum, çiyinmeye firsatu olmadu...
--»
Sifon
Temel Dallas'taki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun Temel'i
havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış
10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy, amma da büyük bu, daa!" Dursun
hafifçe gülmüş: "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yola çıkmışlar, Dursun'un çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git
git bir türlü eve varmıyorlar. Temel şaşkınlık içinde: "Uyy, amma da
büyük çiftlik daaa!" Dursun gene hafifçe gülmüş. "Temel'im burası
Amerika! Burada her birşey büyük!" Neyse, akşam olmuş, yemek salonuna
geçmisler. Salonun ortasinda kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir
ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor. "Uyy!" diye
bağırmış: "amma büyük masa, daa!" Dursun'un sesi gelmiş "Temel'im
burası Amerika! Burada her birşey büyük!" Yemekten sonra Temel'in
tuvalete gitmesi gerekmiş. Dursun: - "Temelim, alt kata in, soldan
üçüncü kapı" diye tarif etmiş. Temel alt kata inmiş ama sol yerine
sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun oldugu yermiş.
Heryer karanlık olduğu için Temel elektrik düğmesini ararken havuza
düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış: - "Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu
çekmeyiiin!"
|